Geçtiğimiz sene 30 yıllık diktatör Mübarek'in 18 günde devrilmesini sağlayan sürecin başladığı 25 Ocak'ın yıldönümüde, Kahire'nin onlarca noktasından Tahrir Meydanı'na yürüyüş yapıldı. Geçtiğimiz haftalarda yapılan ve halkın yarısının katılmadığı seçimlerde zafer kazanan Müslüman Kardeşler ve Selefiler, 25 Ocak'ı bir kutlama gibi anmak isterken; Tahrir'i ve Süveyş, İskenderiye gibi diğer kentlerin meydanlarını dolduran kalabalıklar ise orduyu protesto ediyordu. (Gösterilerle ilgili olarak Marksist.org'un dün hazırladığı haber: Devrimin birinci yıldönümünde Tahrir'de askeri yönetime isyan!)
Meydanda bulunan sosyalist gazeteci Judith Orr'un aktardığı izlenimlere göre, insanlar "Devrimimizi tamamlamak istiyoruz. Mübarek gitti ama sistem duruyor" diyordu.
El Cezire muhabiri Sherine Tadros da "İnsanlar devrimin ordu tarafından çalındığını düşünüyor. Devrimin kazanımlarını, onu başlatanlar ve yapanlar yerine islamcı partilerin elde etmeye çalıştığını söylüyorlar" diyordu.
"Bu bir kutlama değil" sloganı alana hakimdi. Meydanı dolduranlar ekmek, özgürlük ve adalet istiyordu.
Bir gösterici "Hiçbir şey değişmemiş gibi hissediyorum. Bu devrim yoksulların devrimiydi, ancak yoksullar henüz kazanmadı. Bize tamamen değişik bir sistem lazım. Bugün bu yüzden burdayız" diye konuştu.
Kim, ne istiyor?
Ordu da kutlamaları örgütlemek ve katılmak için bir hayli çaba gösterdi. Oluşabilecek tepkinin önüne geçmek için Mübarek devrildikten sonraki süreçte tutuklanan 3 bin kişi 25 Ocak günü serbest bırakıldı. Askeri Konsey halkı "devrime sahip çıkmaya" çağırırken, yönetimin başındaki Mareşal Tantawi, olağanüstü hâl yasalarını daraltacaklarını dile getiriyordu. Ancak bu yasalar "haydutluğa karşı" yerli yerinde duracaktı. Askeri yönetimin lideri, son aylarda greve çıkan tüm işçileri "haydut" ilan ediyordu.
Seçimleri kazanan Müslüman Kardeşler ve Selefiler ise "kutlama yapılıp eve gidilmesini" öneriyordu. İki siyasi çizgi de "ikinci bir devrim" veya "askeri yönetimin derhal geri çekilmesi" gibi taleplerinin olmadığını açıklamışlardı.
Meydanda yer alan Devrimci Sosyalistler'in gazetesinin manşeti ise "Fabrika ve Meydan tek el!" idi. Sosyalistler de diğer birçok aktivist gibi 25 Ocak'ta Tahrir'de yeni bir oturma eyleminin başlamasını talep ediyorlardı.

Devrim sürüyor
Kasım ve Aralık ayında yaşanan mücadele süreçlerinde, Askeri Konsey de "devrimi tamamlamak isteyen" göstericilere karşı en az Mübarek ve onun rejimi kadar acımasız olduğunu ispatlamıştı. Bu saldırıların ertesinde yapılan seçimlere katılım %52 civarında kalmıştı.
Mısır'da yapılan araştırmalara göre, halkın çoğunluğu hâlâ orduya güveniyor ve "işlerin iyiye gittiğini" düşünüyor.
Ancak Askeri Konsey'i protesto edenlerin sayısı her geçen gün artıyor, grev dalgası zaman zaman rejimi krize sokuyor.
İlk yılının sonunda, Mısır Devrimi sürüyor...




















