İktidarın aile bireyleri arasında el değiştirdiği "sosyalist" ülkelerden Küba'da, -bir süre önce ağabeyi Fidel Castro'nun yetkilerini devralan- devlet ve parti başkanı Raul Castro, Küba Komünist Partisi Birinci Ulusal Konferansı'nın kapanış konuşmasında, tek parti konseptinden taviz vermeyi asla düşünmeyeceğini söyledi.
Castro'ya göre, çok partili bir sistem, emperyalizmin ABD tarafından yönlendirilen güçlerinin, tam da ekonomik reformların hızlandırıldığı bu günlerde meşrulaştırılması tehlikesini beraberinde getiriyor. Gerçekleşmiş bir "sosyalizm cenneti" olduğu iddia edilen Küba'da, neden halkın emperyalist güçler tarafından yönlendirilen partilere rağbet edebileceğinin düşünüldüğü ise bilinmiyor.
Castro ayrıca ABD'deki sistemin "demokratik falan olmadığını, iktidarın sadece zenginlerin elinde bulunduğunu" belirtti. Ancak Castro, Küba'da da iktidarın kayıtsız şartsız KP bürokrasisinin elinde bulunduğunun da gayet iyi farkında olduğu için, iş yeri toplantıları ve parti yoluyla tüm vatandaşlarının siyasi hayata katılımı için çaba gösterdiğini belirtmeyi de ihmal etmedi. Siyasi hayata muhalif fikirlerle katılan vatandaşların son durağı ise Küba'nın çeşitli hapishaneleri oluyor.
Ayrıca yolsuzluğun ABD'den bile büyük bir tehlike olduğunu kaydeden Castro, Kübalı yetkililerin görev süresini sınırlandırma sözünü yineledi.




















