Marksist.org

18 Mayıs, Cuma

Son güncelleme:07:20:47 AM GMT

BURADASINIZ: EMEK SENDİKALAR YASASI MECLİSTE: BİRLEŞİK İŞÇİ HAREKETİNİN TAM ZAMANI!

Sendikalar yasası mecliste: Birleşik işçi hareketinin tam zamanı!

e-Posta Yazdır PDF

Sendikalar yasası mecliste. Toplu sözleşme yetkisini almak için konulan işkolunda yüzde 10 örgütlenme barajı yüzde 3'e indirildi. Sendikaların gerçek üye sayılarına dair istatistikler yakında yayınlanacak. Yasal değişiklikle birlikte toplu sözleşme yetkisi bulunan 51 sendikadan sadece 20'si barajı aşabiliyor. Sendikalardan yana olanlar mevcut durumu savunmakla yetinemez. Milyonlara sendikayı götürecek birleşik bir emek hareketine ihtiyaç var.

Sendikalar yasasındaki değişiklikler Başbakan Erdoğan, Çalışma Bakanı Çelik ve Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu arasında yapılan zirvenin ardından meclise gönderildi.

Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı'nı anlatan Çelik, "Yüzde 10 olan işkolu barajının, tasarıda yüzde 3'e düşürülmesi öngörüldü. Tasarıda, işletme barajı yüzde 40, işyeri barajı ise yüzde 50+1 olarak düzenlendiğini" söyledi.

Patronların sendika düşmanlığı

Yasa iki kesimin tepkisini toplamıştı. Sendikanın bulunmadığı küçük ve orta ölçekteki işletmelerin sahiplerini temsil eden patron örgütleri işkolu barajının kaldırılmasına ve örgütlenmenin kolaylaştırılmasına "80 öncesine döneceğiz" diyerek karşı çıkıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, "İşkolu barajının düşürülmesine itiraz ediyoruz. Yüz-bin kişiyle toplu sözleşme yapmak için ideolojik tabanlı sendikalar kurulabilir. Bu da sanayiye darbe vurur" diyerek yasaya karşı olduğunu söylemişti.

Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral da "Türkiye'nin iş barışını 1980 öncesine götürebilecek bir tasarı hazırlandı. Tasarı istikrar ve iş barışını büyük zarar verecek. Örneğin ideolojik sendikanın kurulmasının önü açılıyor. Sendikalar istedikleri yerden bağış alabilecekler. Fonlar ülkede cirit atacak" diyerek sendika düşmanlığını anti-komünizm ve milliyetçilikle bulayarak savundu.

Statükoya devam

Sendika yasasındaki değişikliklerden sendikalar da rahatsız.

Hak-İş Başkanı Mahmut Aslan, yasa teklifinin patron örgütlerinin çıkarları doğrultusunda yapıldığını söyledi:

"Şu anda kurulu 100 sendika var. Bunlardan 51'inin toplu sözleşme yetkisi bulunuyor. Toplu sözleşme yapma yetkisi olan Hak-İş'te 11, Türk-İş'te 33, DİSK'te 16 ve bağımsız da bir sendika var. İşkolu barajı Meclis'e gönderilen tasarıda yer aldığı gibi yüzde 3 olursa yetkisi olan 51 sendikadan sadece 20'si barajı aşabilecek. Bu durumda, Hak-İş'in 11 sendikasından 4'ü barajı geçebiliyor. Bunlar Öz Orman-İş, Öz Gıda-İş, Öz Ağaç-İş ve Hizmet-İş. Bunlardan Öz Orman-İş baraj aranmayan iş kolunda bulunuyor. Yüzde 3 barajına göre, Türk-İş'in yetkili 33 sendikasından 15'i barajı aşarken, DİSK'in yetkili 16 sendikasından hiçbiri barajı aşamayacak. İşkolunda yüzde 3 barajı SGK verileri dikkate alındığında eskinin devamı anlamına geliyor. Belli lobilerin taleplerini ve arzularını elde ettiklerini gösteriyor. Sayın Bakanın imzasının arkasında durmasını bekliyoruz. Bizim için büyük bir hayal kırıklığı. Bunu savunmak, kabul etmek, desteklemek gerçekten mümkün değil."

Gerçek sorun

Yakında açıklanacak SGK istatistiklerine göre hesaplandığında sendikalı işçi sayısının sadece 880 bin olduğu Bakan Çelik tarafından ileri sürüldü. 2009 istatistiklerine göre Türkiye'de sendikalı işçi sayısı 3 milyon 200 bin olarak gözüküyor. SGK verilerinde 2 milyon 320 kişi gözükmüyor.

Türkiye'de işçi sayısı 20 milyondan fazla ve bunun sadece yüzde 5'i sendikalı. Sendikalı olan azınlık kendi içinde 100 sendikaya bölünmüş durumda! Bu kadar sendika lükstür! Bu yüzden işçi hareketi diplerde sürünüyor, ücretler yükseltilemiyor ve haklar el de edilemiyor. İşçi sınıfının bu kadar çok sendikaya değil birleşik, güçlü, etkili sendikalara ihtiyacı var. 

Aşağıdan mücadele

Sendikaların mevcut üye sayılarının ne denli düşük olduğu herkes tarafından biliniyor. Sendikaların gelişmesinden ve işçi sınıfının örgütlenmesinden yana olanlar kendilerini mevcut durumu savunmakla sınırlayamaz. Çünkü mevcut durum kabul edilemez ve sadece baskılarla izah edilemez.

Örgütlenme sorunu bir yasa ve istatistik sorunu değildir. Bölünmüşlüğe karşı mücadele sorunudur. İşçi sınıfının ihtiyacı ortak talepler etrafında çıkarlarını temsil edecek güçlü ve birleşik sendikaların yaratılması sorunudur. İşçi sınıfını bölen milliyetçi, ırkçı, cinsiyetçi fikirler geriletilmeden güçlü sendikal örgütler yaratılamaz.

Sendikaların güçlenmesini isteyenler işçi sınıfını bölen her türden siyasi ve örgütsel faktöre karşı mücadele etmelidir. Türkiye'nin her her yerinde fabrikalara, işyerlerine, büroları, dairelere, hastanelere, okullara sendika sokacak bir emek aktivizminin tam zamanı! Sendikalar bir araya gelmeli ve herkesi sendikalı yapma kampanyasını başlatmalıdır.


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo