Marksist.org

18 Mayıs, Cuma

Son güncelleme:07:20:47 AM GMT

BURADASINIZ: HABERLER REFERANDUM YAKLAŞIRKEN: KİM KİMDEN MEDET UMUYOR?

Referandum yaklaşırken: Kim kimden medet umuyor?

e-Posta Yazdır PDF
AKP'ye karşı kitlesel bir sol muhalefetin oluşabilmesi için, sağcı CHP-MHP çizgisinin yenilmesi gerekiyor. 12 Eylül referandumu öncesi "Yetmez ama Evet" kampanyası yürüten sosyalistler, hükümetle mücadelede orduya veya yargıya değil, işçi sınıfının mücadelesine güveniyor.

12 Eylül'deki anayasa değişikliğini halkın 12 Eylül'le hesaplaşması, oylarıyla cunta anayasasını değiştirmesi olarak gören sosyalistlerin yürüttüğü "Yetmez ama Evet" kampanyası, "Hayır"cıların hedefi olmaya devam ediyor.

İddiaya göre, "Hayır"cıların tercihi CHP ile MHP'ninkinden farklıyken, "Yetmez ama Evet"çilerin yaptıkları yalnızca tek bir noktaya, AKP'ye yarıyormuş. Bu yüzden, bu kampanyayı yürüten aktivistlerin "solcu" olma iddiası taşımamaları, hatta solun önünden çekilmeleri gerekiyormuş! "Yetmez ama Evet" diyenlerin tutumunun gerekçesi, "solun takatinin olmaması"ymış.

Halk 12 Eylül'le hesaplaşacak

12 Eylül darbesinin anayasası, silahların gölgesinde yapılan bir oylamada, büyük çoğunluğun "Evet" demesiyle yürürlüğe girmişti. Bu kez, uzun yıllar sonra, cunta anayasasının bir bölümünde yapılacak bir değişiklik halka sorulacak. Bir tarafta Kenan Evren'in anayasası var, bir tarafta değişiklik paketi. Tarih boyunca tüm anayasaların askerler tarafından yazıldığı Türkiye'de, halkın ilk kez askeri vesayete doğrudan karşı çıkma, ordunun yaptığı anayasayı bozma şansı olacak. Dahası, anayasasıyla birlikte, hem 12 Eylül darbesi hem de tüm darbeler ve darbe girişimleri meşruiyetini yitirecek. Türkiye halkları, geçici 15. maddenin kaldırılmasını, geçmiş ve güncel darbecilerin yargılanmasını onaylamış olacak.

AKP ile mücadelenin biçimleri ve sağcı muhalefet çizgisi

"Hayır"cıların derdi ise, referanduma gidecek olan anayasa değişikliğini AKP'nin hazırlamış olması. Türkiye'de AKP'ye karşı iki tür muhalefet var. Birincisi, hükümeti devirmek için orduya, statükocu güçlere yaslanan, toplumda tabandan gelen değişim isteğiyle gerçekleşen tüm reformlara karşı çıkan, sağcı, ırkçı, başını CHP ve MHP'nin çektiği politik hat. Diğeriyse, bir yandan Silahlı Kuvetler'in sivil hükümeti devirmesine ve parlamentoyu feshetmesine karşı çıkarken, bir yandan da hükümetin işçi düşmanı politikalarına, Kürt halkıyla giriştiği savaşa, Ermenileri tehcirle tehdit etmesine, eşcinselleri hasta ilan etmesine ve diğer tüm antidemokratik uygulamalarına karşı çıkan gerçek bir sol muhalefet. Birinci çizgi, DTP'yi kapatan, başörtüsünün özgürlüğüne ilişkin parlamentoda alınan kararı hukuku çiğneyerek fesheden Anayasa Mahkemesi'ni aynen korumak istiyor. Şemdinli'de bomba patlatan Yaşar Büyükanıt'ın "iyi çocuklar"ını soruşturan savcıyı mesleğinden ihraç eden HSYK'nın yapısı değişmesin istiyor. İkinci tür muhalefet ise statükoya, askeri vesayete, yargı oligarşisinin parlamentonun üstündeymiş gibi davramasına karşı mücadele ediyor. "Yetmez ama Evet" kampanyası yürüten sosyalistler ikinci hattı savunuyorlar.

"Yetmez ama Evet"çiler halka güveniyor!

AKP ile mücadele eden sağcı muhalefetin halkla bir ilgisi yok. Gerektiğinde zinde güçlere, gerektiğinde yargıya güveniyorlar. Onların derdi AKP'nin işçi düşmanı, neoliberal bir parti olması değil; Kemalist bir parti olmaması.

Solun, sosyalistlerin bu anlayışla hiçbir ilgisi olamaz. AKP'ye karşı güvenilecek tek güç, işçi sınıfının özgürlük ve demokrasi için verdiği mücadeledir. Bugün 12 Eylül anayasasıyla hesaplaşıldığını düşünenler, son 2 yılda darbelere karşı 50 bin kişiyle birlikte sokağa çıktılar. Türkiye'de solun büyümesi ve güçlenmesi için, AKP'ye karşı kitlesel bir sol muhalefetin oluşturulabilmesi için, AKP'ye karşı halktan başka güçlere güvenen siyasal anlayışların solun önünden çekilmesi gerekiyor.


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo