Kürt lider Abdullah Öcalan, geçtiğimiz cuma günü avukatlarıyla yaptığı görüşmede, PKK'nin aldığı eylemsizlik kararını onayladığını, referandum sonrasına kadar hükümet ve ordunun tavrının belli olacağını ve bu süreci izleyip değerlendireceğini söyledi. Öcalan ayrıca, tüm demokratik çevreleri barışa katkıda bulunmaya çağırdı.
Kürt sorunun çözümü konusunda devletçi yollara inanmadıklarını belirten Öcalan, "Devletçi bir çözümün çözüm olmayacağı, işleri daha da kötü bir noktaya getireceği açıktır. Burası için federasyon çözümünü savunan Elçi gibi isimler de var. Ama böyle bir modelin sorunu çözmeyeceği ve Filistin sorunu gibi belki de kangrenleşerek yüz yıl sürecek bir kaosa neden olacağı açıktır. İşte biz, bütün bunların önüne geçmeye çalışıyoruz. Güney'de de aslında bu tuzağa düşülmüştür. Bu, emperyalizmin bir tuzağıdır, tıpkı Filistin gibi. İşte Filistin'de emperyalizmin oyuncağı bir devlet kurdurup, oraya istedikleri gibi müdahale ettiler. Ne İsrail'e ne Filistin'e bu nedenle barış geliyor. Aslında Güney'deki Kürdistan oluşumuyla da yapılmak istenen budur. En azından bu görülüp, bu tuzağa düşülmemelidir." dedi.
"Ergenekonvari savaş lobileri tekrar devreye girebilir"
PKK'nin aldığı eylemsizlik kararını desteklediğini de belirten Kürt lider, sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti:
"Bu süreçte tüm kesimler her zamankinden çok çalışmalıdır. Çünkü bu süreç hem büyük bir barışın vesilesi olabilir, demokratik çözüm doğurabilir; hem de tam tersi, istemediğimiz, çok büyük ölçüde bir savaş da gelişebilir. Ben gerçekten tedirgin oluyorum. Ergenekonvari savaş lobileri tekrar devreye girebilir. Barışın ve savaşın koşulları at başı gidiyor. Bunu gerillalar da iyi anlamalıdır. Süreç hem barışa hem savaşa gebe bir süreçtir."
"Oyalama siyasetini kabul etmeyeceğiz"
Ateşkes sürecinde AKP'nin çözüm için samimi olup olmadığının ortaya çıkacağını, ordunun tavrının da anlaşılacağını dile getiren Abdullah Öcalan, bundan sonra oyalama siyasetini kabul etmeyeceklerini dile getirdi ve ekledi:
"Bu süreçte bütün sivil toplum örgütleri, aydınlar, yazarlar, sosyalistler, demokratlar, bu sorunun demokratik ve barışçıl yoldan çözümünü isteyen herkes sürecin kalıcı bir çözüme dönüşmesi için ellerinden gelen katkıları yapmalıdırlar. Ateşkes çağrısında bulunanlar bu süreci iyi değerlendirmelidirler. Bu ateşkes dönemi siyasetin rolünü oynaması gereken bir dönemdir, siyaset ön plana çıkarılmalıdır. BDP adeta bu dönemi politik hamle dönemi olarak değerlendirebilir."
"Halkımız referandumu son güne kadar tartışsın"
12 Eylül'de referanduma gidecek olan anayasa değişikliği paketinde Kürt halkının yok sayıldığının altını çizen Öcalan, bu süreçle ilgili olarak şunları söyledi:
"Halkımız konuyu her türlü tartışmada serbesttir. Bu düzenlemeler AKP'nin kendi hegemonyasını kurabilme ihtimalinin önünü açıyor. Bunu görüp bu tuzağa da düşmemek gerekiyor. Halkımız da son güne kadar tartışsın, gözlem yapsın. Buna göre kendi kararlarını versin, eğilimlerini olgunlaştırsın. Biz biliyoruz ki, 'evet' diyen taraf islamcı milliyetçi kesimdir. Ama karşılarındakiler de ulusalcı milliyetçilerdir. Ama biz bu demokratik gelişmelere göre demokratik bir tavır almalıyız."



ÖCALAN: BARIŞIN VE SAVAŞIN KOŞULLARI AT BAŞI GİDİYOR
















