Marksist.org

18 Mayıs, Cuma

Son güncelleme:07:20:47 AM GMT

BURADASINIZ: HABERLER 12 EYLÜL'ÜN ÇAĞRISINI YAPAN TÜSİAD 'HAYIR' DİYOR

12 Eylül'ün çağrısını yapan TÜSİAD 'hayır' diyor

e-Posta Yazdır PDF
Büyük sermayenin örgütü TÜSİAD, "hayır" cephesinde öne çıkıyor. NTV'de konuşan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, 12 Eylül'de halk oyuna sunulacak anayasa değişikliğindeki iki maddeye itiraz ettiklerini söyledi. Bu maddeler, sağdan soldan tüm "hayırcıların" ortak noktası olan yargı oligarşisini değiştirmeye yönelik olanlar. Boyner ayrıca, "Oy rengini belli etmek TÜSİAD anlayışında yoktur" diyerek düpedüz yalan söyledi. TÜSİAD, günlük gazetelere verdiği ilanlarla 12 Eylül darbesinin çağrısını yapmıştı.

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği ile hükümet arasından "bitaraf" tartışması büyüyor. TÜSİAD'dan anayasa değişikliğine ilişkin tutumunu açıklamasını isteyen Başbakan Erdoğan, "Taraf olmayan bertaraf olur", yani devre dışı kalır demişti.

12 Mart darbesinin ertesinde kurulduğu günden bu yana, TÜSİAD, hükümetler kurduran ve hükümetler batıran bir güç olageldi. Türkiye'nin en zengin 500 kapitalistinin üyesi olduğu dernek, 2200'den fazla büyük şirketi temsil ediyor. Kendini bir sivil toplum örgütü olarak yutturmaya çalışan TÜSİAD, bu ülkenin asıl sahiplerini temsil eden bir sermaye örgütü.

Her konuda açıklama yapan, ellerinde bulundurdukları gazete ve TV'ler aracılığıyla baskı oluşturan büyük sermaye, anayasa değişikliği karşısında "sessiz" kalıyor.

Büyük sermaye "hayır"cı

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, NTV canlı yayınında bu "sessizliği" bozdu. ''Üyelerimiz istedikleri oyu vermekte serbesttir, ancak oy rengini belli etmek TÜSİAD anlayışında yoktur'' diyen Boyner, 12 Eylül anayasasının değiştirilmesine 'hayır' diyenlerin ortak fikrini savunarak, Anayasa Mahkemesi ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun oligarşik yapısının değiştirilmesine ilişkin maddelere karşı olduklarını söyledi.

Boyner de tüm 'hayır'cılar gibi "Bu değişikliği bırakın, yeni anayasa yapın" diyor.

TÜSİAD, 27 Mayıs darbesinin yarattığı, askeri vesayeti sürdüren yüksek yargı kurumlarının değiştirilmesine itiraz ederek, yeni bir anayasa ihtimalini de ortadan kaldırıyor.

Anayasa değişikliği 'hayır'la reddedilirse, sivil-demokratik-özgürlükçü bir anayasaya ulaşmaya açılan kapı tümden kapatılacak.

TÜSİAD, her dönemde olduğu gibi değişimin kendi kontrolünde olmasını istiyor ve kendisi adına yıllardır ülkeyi darbelerle yöneten generallerle yargıçların yanında tutum alıyor.

12 Eylül için gazete ilanları yayınlayan bir sermaye örgütü

Ümit Boyner "Oy rengini belli etmek TÜSİAD anlayışında yoktur" diyor. Oysa büyük sermaye rengini her zaman belli etti. TÜSİAD, 12 Eylül darbesini isteyen ve TSK'ya darbe yapın çağrısı yapan örgüttü.

Milli Şef İsmet İnönü'nün ardından CHP'nin başına gelen Ecevit, 1973 yılında toprak reformunu konu alan "Toprak işleyenin, su kullananın" sloganını ileri sürdü. Büyük sermaye, işçilerin ve yoksulların blok olarak desteklediği Bülent Ecevit'ten ve devlet partisi CHP'yi sola kaydırmasından hiç hoşlanmıyordu.

Dönemin Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel, en büyük rakibi olan Bülent Ecevit'i, darbeyle devrilen Şilili sosyalist devlet adamı Salvador Allende'ye benzetip atıfta bulunmak için "Allende-Büllende" tabirini kullanmıştı.

Muhalefete geri dönen Bülent Ecevit, seçim kampanyası için gittiği İzmir Hava Meydanı'nda, 29 Mayıs 1977 Cumartesi günü kontrgerilla tarafından düzenlendiği iddia edilen suikastten sağ kurtuldu. Ecevit, başarısız suikast girişimden bir hafta sonra katıldığı 1977 seçimlerinde yüzde 41 oy almıştı.

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) 27 Nisan 1979 ve 6 Haziran 1979 tarihlerinde gazetelere tam sayfa ilanlar verdi. İlanlarda 'pazar ekonomisinden giderek uzaklaşan politikalar'ı savunduğu için Bülent Ecevit ve CHP hükümeti hedef alınmıştı. Türkiye'de o yıl sıkıyönetim uygulanıyordu. Sıkıyönetim Komutanlığı, Eczacıbaşı Holding'in kurucusu Nejat Eczacıbaşı'ya özel izin verdi. Toplam 7 ilanın 4'ü gazetelerde yayınlandı. TÜSİAD, Ecevit hükümetini "yabancı sermaye karşıtı" olmakla suçluyordu. Ecevit ise ilanları önemsemedi.

12 Eylül: Yeni-liberalizmin darbesi

TÜSİAD, hükümeti IMF'nin kucağına iterken, Türkiye'de tüm dünyada hakim olmaya başlayan yeni-liberalizmi devreye sokmak istiyordu. 1979-80 yıllarında bir çok grev anlaşmazlıkla sonuçlanmış, 700 bin işçinin toplu sözleşmesi büyük sermaye tarafından kilitlenmişti. 24 Ocak 1980 günü TÜSİAD'ın baskısıyla alınan ekonomik kararlar, grev hareketini ezecek, özel sektörde DİSK'in liderliğindeki sendikal örgütlenmeyi yok edecek, sermaye için istikrar sağlayacak bir darbeyle hayata geçirebilirdi.

Tüm generaller gibi Kenan Evren ve arkadaşları da, büyük sermayenin hizmetkârları olarak, en şiddetli darbeyi yaptılar.

30 yıl sonra Türkiye 12 Eylül darbesinden kurtulmak istiyor. Ordu, yargı oligarşisi, CHP, MHP ve ulusalcılar gibi büyük sermaye de darbe anayasasından kurtulmaya, darbecilerden kurtulmaya 'hayır' diyor.


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo