4 Eylül Cumartesi günü Çanakkale'de yapılacak 'Hayır' mitinginin katılımcıları dikkat çekiyor. Afişlere bakılırsa, bu eylemi, TKP-EMEP-ÖDP-Halkevleri'nden oluşan solcu 'hayır'cı blok, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile birlikte örgütlüyor.
Oysa 'Hayır'cı sol blok, referandum sürecinin en başından beri, gerekçelerinin 12 Eylül'ü savunanlarla ve CHP ile aynı olmadığını vurguluyordu. Hatta TKP, EMEP, ÖDP ve Halkevleri'nin aldığı 'hayır' kararı, sosyalistlerin ittifakı olarak öne sürülüyor, "Sol tek ses oldu: Hayır dedi" başlıklarıyla duyuruluyordu. Bir yandan da 'Yetmez ama Evet' diyen solcuları AKP'ye destek vermekle suçlayan 'Hayır'cı sol, şimdi CHP ile eylem birliğine gidiyor.
Acil talepleri CHP destekliyor mu?
'Hayır'cı solcuların yeni bir anayasayla ilgili acil talepleri arasında, "Halkın siyasal temsiliyetinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bunun için öncelikle yüzde 10 seçim barajı kaldırılmalı; adil bir seçim yasası hazırlanmalı, anti-demokratik siyasi partiler yasası değiştirilmelidir" yer alıyordu. Solcuların ortak miting örgütlediği CHP ise seçim barajının kaldırılmasını değil, Kürtlerin parlamentoya girişini engelleyecek şekilde %7'ye düşürülmesini istiyor. Ayrıca, değişiklik paketinden meclisteki oylama sonucu düşen tek madde olan, partilerin kapatılmasını zorlaştırmaya ilişkin maddeye CHP milletvekilleri hayır oyu vermişti.
Soldaki 'Hayır' bloğunun bir diğer talebi ise güvencesiz çalışmanın yasaklanması, işten çıkarmaların durdurulması" idi. Ancak Kent A.Ş. işçileri, Deniz Baykal döneminde, solcuların ortak miting düzenlediği CHP'li belediyede taşeronlaşmanın kurbanı olarak işlerini kaybetmişlerdi.
CHP neyi savunuyor?
Cumhuriyet Halk Partisi, son yıllardaki tüm kritik siyasi dönemeçlerde, statükonun ve askeri vesayetin bekçiliğini yapan odak hâline geldi. Partinin eski genel başkanı Deniz Baykal, Ergenekon davasının en başından itibaren kendisini "Ergenekon'un avukatı" ilan etmişti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkan seçildiği kurultayda ise, sinevizyon gösterileriyle Ergenekon operasyonu sebebiyle tutuklananlar selamlanmıştı.

CHP bir yandan da Kürt sorununda çözümsüzlüğü derinleştiren savaş politikalarını savunuyor, sürekli olarak "ulusal birlik ve beraberlik"ten bahsediyor, bir halkın ulusal kimliğinin tanınmasına karşı çıkarak Kürt sorununu "terör sorunu" olarak adlandırıyor, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni "sınırötesi operasyonu erken sonlandırmak"la suçluyordu.
CHP, anayasa değişikliğinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyor; parlamentonun kararlarını fesheden, Kürt halkının partilerini kapatan, Ergenekon savcılarını tehdit eden, Şemdinli'de bomba patlatan "iyi çocuk"ları soruşturan savcıları meslekten ihraç eden yargı oligarşisini savunuyor.
Ayrıca, CHP'nin zenginlerden, gelir seviyesi yüksek bölgelerden oy aldığı biliniyor. 'Hayır'cı sol blok, bir yandan emeğin, yoksulların sesi olduğu iddiasını taşırken, bir yandan CHP ile birlikte ortak eylem örgütlüyor. Oysa zenginlerle yoksulların, patronlarla işçilerin, sermaye ile emeğin politik taleplerinin yan yana durması mümkün değil.
Cumhuriyet mitinglerinden referanduma solun tutumu
Solun bir kısmı, 2007 yılındaki 27 Nisan e-muhtırası ve cumhuriyet mitingleri sürecinde de, darbeye ve askeri vesayete karşı tutum alamamış, o gösterilerdeki "laiklik hassasiyeti"ni paylaşmış, orduda "yurtsever ve aydınlanmacı birikim"ler gördüğünü ileri sürmüştü.
Bu politik hat, asıl olarak demokrasiyi ve özgürlükleri savunan solu değil, AKP'yi milliyetçi bir çizgiden eleştiren, seçimlerde üstü örtük ittifaklar yapan CHP-MHP cephesini güçlendiriyor.



HAYIRCI SOLUN HÂLİ: CHP VE ÇYDD İLE ORTAK MİTİNG













