Marksist.org

18 Mayıs, Cuma

Son güncelleme:07:20:47 AM GMT

BURADASINIZ: HABERLER BAŞBAKAN KÜRT HALKINA YALANLARLA SALDIRIYOR

Başbakan Kürt halkına yalanlarla saldırıyor

e-Posta Yazdır PDF
Recep Tayyip Erdoğan, bayram namazından sonra yaptığı referandum mitinginde, Kürt halkının siyasi temsilcilerini "Hayır" cephesinde göstermeye çalışarak bir kez daha yalan söyledi. Değişiklik paketinin referandumda götürüldüğü süreçte BDP'yi yok sayan Erdoğan, şimdi de Kürtleri katilleriyle aynı safa koymaya çalışıyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bayram namazının ardından Sultanbeyli Merkez Camii'de yaptığı referandum mitinginde, Kürt halkının temsilcisi olan BDP'yi "Hayır"cıların safına, kendisinin ifadesiyle CHP, MHP ve çetelerin yanına koydu.

Bu çarpıtmayı daha önce de yapan Erdoğan'a hatırlatmak gerekir: BDP, referandumda "Hayır" demeyi değil, referandumu boykot etmeyi savunuyor. Hatta bu yüzden, "Hayır"cı blok da Kürt halkının "Evet" dediğini söylüyor.

Peki Barış ve Demokrasi Partisi neden "boykot" diyor? Fırat'ın batısında "demokrasi" ve "özgürlük" kelimelerini ağzından düşürmeyen, Kürt illerinde ise statükonun ve devletin sesi olan Erdoğan bilmiyor olabilir; ancak Kürt halkı, bu anayasa değişikliği kendi mücadelesinin sonuçlarını, taleplerini hiçbir şekilde içermediği için referandumu boykot ediyor. Kendilerinin yok sayıldığı bir değişiklik paketiyle ilgili halk oylamasını yok sayıyor.

BDP'lilerle görüşmeyen Başbakan yalan söylüyor!

Üstelik, bu çarpıtmayı yapan, Kürt halkını katilleriyle aynı safta göstermeye çalışan Başbakan'a bir şeyi daha hatırlatmak gerekir. BDP, sürecin en başından beri, CHP-MHP ittifakıyla aynı yerde durmadığını, kendileriyle görüşülmesi durumunda anayasa değişikliğine eleştirel destek vereceklerini açıkladı. Hükümet ve Erdoğan bu çağrıyı yok saydı.

PKK'nin ilan ettiği tek taraflı ateşkes kararından sonra, hem Kürt lider Abdullah Öcalan hem de önde gelen BDP üyeleri, şartlarını sıraladılar ve devlet adım attığı takdirde kararlarını tekrar gözden geçirebileceklerini açıkladılar. Bütün bunlar olmamış gibi davranan Başbakan, yalan söyleyerek çirkin bir çarpıtmaya girişiyor, Kürt halkını Ergenekonculukla itham ediyor.

Sosyalistler Kürt halkının yanında

Batı'da "Yetmez ama Evet" kampanyasını yürüten, darbecilerin yenilmesi için mücadele eden sosyalistler, Kürt illerinde, Kürt halkını yok sayan anayasa paketine karşı Kürt halkının "boykot"unu destekliyor. Batı'da verilen demokrasi ve özgürlük mücadelesini, Kürt halkının özgürleşme mücadelesinin ittifakı hâline getiriyor. Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını tanıyanlar, bir kez daha, ülkenin gündemini belirleyen bir sorunda Kürt siyasetçilere akıl vermeyi değil, onlarla dayanışmayı tercih ediyorlar.

Fakat bir de, benzer bir dayanışmayı sergilemek için Türkiye'de de "boykot" tutumunun geçerli olduğunu savunanlar var. Oysa Batı'da "boykot" apolitik bir tutumdur, darbelere, Ergenekon çetesine karşı mücadele eden onbinlerce aktivistin yok sayılmasıdır. Kürt sorununda demokratik ve barışçıl çözümün sağlanabilmesi için, bu ihtimal her gündeme geldiğinde provokasyonlara imza atan, bombalar patlatan, Ahmet Türk'e yumruk atan güçlerin yenilmesi gereklidir.

12 Eylül'deki referandumda, demokrasi talep edenler, Batı'da darbecileri ve statükoyu yenmek için mücadele eden hareketi, Kürt illerinde ise varlığını devlete ve hükümete hatırlatacak olan Kürt halkını destekleyecekler.


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo