12 Eylül darbesinin yıldönümünde, halk, daha fazla demokrasi istediğini sandık başında gösterdi. Açıklanan sonuçlara göre, 1982 Anayasası'ndan kurtulmak yolunda şu ana kadar atılmış en ciddi adım olan halk oylamasında 'evet' kazandı. Kürt illerinde BDP'nin boykot çağrısı karşılık buldu, katılım birçok şehirde çok düşük oranlarda kaldı.
Darbe düzeni 30 yıl sonra çöpe gönderiliyor. 12 Eylül referandumunun açıklanan ilk sonuçlarına göre, sandıkların büyük bölümü açıldı ve anayasa değişikliğine verilen 'evet' oyları kazandı.
Diyabakır'da referanduma katılımın yüzde 35 civarında olduğu söyleniyor. Bu oranlar boykotun etkili olduğunu gösteriyor. Kürt illerinde oy kullananların büyük oranda "evet" dediği söyleniyor.
Genel tabloyu yakında göreceğiz, 'evet'le 'hayır' oyları arasındaki fark belirginleşecek; Ama şimdiden bir kaç sonuç çıkarılabilir:
- Halk her zaman olduğu gibi darbecilere hayır dedi ve demokrasi istedi. Bu sadece 12 Eylül'ün değil, 28 Şubat'ın, 27 Nisan'ın, Balyoz, Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven girişimlerinin reddiydi. Susurluk'un, Şemdinli'nin, Ergenekon'un reddiydi. 27 Mayıs 1960 darbesiyle kurulan askeri vesayet sistemi tıpkı generallerin ve yargıçların iktidarını sağlamlaştıran 1982 Anayasası çöpe gitti.
- İşçiler, köylüler, yoksullar askerlerin yaptığı anayasaları reddetti ve sivillerin ilk kez anayasa yapabilmesinin arkasında sağlam bir toplumsal irade kendini ortaya koydu.
- Doğu'da Kürtlerin boykotu etkili oldu. Kürt sorunu çözülmeden demokratikleşme sağlanamayacağı bir kez daha görüldü. Devletin ve hükümetin Kürt örgütleriyle masaya oturmasının gerekliliğine ve demokratik açılım da dahil çeşitli isimlerle tartışılan barışa, batıda 'evet' diyenler destek verdi.
- Hayır cephesinin büyük oranda sahil bölgelerde yaşayan taşra orta sınıfların ve büyük şehirlerde yaşayan tuzu kuruların temsilcisi olduğu bir kez daha ortaya çıktı. CHP-MHP koalisyonu başarılı olamadı. Eski rejimin savunucularının direnişi devam edecek. Ama işçi sınıfının, yoksulların, dışlanmışların, horlanmışların değişimden yana olan isteğinin önünde kimse duramaz.
- Batı'da Yetmez ama EVET, Kürt illerinde boykot diyerek demokrasi ve özgürlük mücadelesini birleştiren marksistlerin, işçi sınıfının ve halkın görüşlerini yansıttığı açıkça kanıtlandı. 13 Eylül, barışa, demokrasiye ve özgürlüğe uzanacak bir sürecin, işçi sınıfının ve ezilenlerin radikal mücadelelerinin önünün açık olduğu bir dönemin başlangıcıdır
- Anayasa değişikliğinin kabul edilmesiyle darbecileri koruyan Geçici 15. madde'de çöpe gitti. Değişikliklere hayır demiş vatandaşlar da dahil herkesi yarın mahkemelere giderek haklarını kullanmaya, 13 Eylül sabahı bir saniye bile kaybetmeden Kenan Evren ve cuntadan, 12 Eylül zulmünde görev almış herkesten hesap sormaya çağırıyoruz.



DARBE DÜZENİ ÇÖPE GİDİYOR
















