Hrant Dink cinayetinin çözülmüş olduğunu ileri süren kitabıyla günlerdir gündemi işgal eden işkenceci polis şefi Hanefi Avcı, dört gazeteciye gönderdiği mektupta cemaate karşı olmadığını, kendisine işkenceci denmesinden rahatsız olduğunu söyledi.
NTV'nin haberine göre Silivri'den yazdığı mektupta Hanefi Avcı, Gülen cemaatine karşı olmadığını hatta faydalı bulduğunu, telefon dinlemeleriyle şantaj yapan cemaat üyelerine değil polislere karşı olduğunu söyledi.
Avcı'nın mektubunda cemaatten değil, kendisine "işkenceci" diyen gerçek solculardan şikayet etti: "Benden 'işkenceci' diye bahsedilmesinden rahatsızım."
Avcı, "Sol örgütlerle mücadele ettim. Benim işbirliği içinde olmam düşünülemez" diyerek kendisiyle devrimcilik arasında kurulan bağlantıya da açıklık getirdi ve bir kez daha işkenceci olduğunu itiraf etti.
İşkenceci polis şefi belli ki tüm solcuların "Fetullahçılığa karşı birleşik cephe" uğruna 12 Eylül'ün işkence tezgahlarında öldürdüğü Ali Uygur'u, Diyarbakır'daki görevi sırasında gerçekleşen işkenceleri ve yargısız infazları, Ayşe Gülen'in öldürülmesi gibi İstanbul'da dahil olduğu infazları unutacağını sanmış.
Ali Uygur'un Mersin'deki mücadele arkadaşları, Mersin 78'liler Derneği kitap yayınlandıktan kısa bir süre sonra kamuoyuna Avcı'nın bir işkenceci olduğunu hatırlattı.
Marksist.org, kitabın yayınladığı ilk hafta Hanefi Avcı'nın devrimcilerin katili işkenceci bir polis olduğunu hatırlattı ve kitabın askeri vesayetin üzerini örtmek için kaleme alındığını yazdı.
Sesonline.net haber portalı da Hanefi Avcı'nın kariyerine başından itibaren dikkat çekti.
Günlük gazetesi, ETHA ve Atılım gazetesi Avcı'nın imzasını attığı insanlık suçlarına dikkat çekti.
Hakan Öztürk, Erkan Goloğlu, Yıldırım Türker, Eren Keskin yazılarıyla devrimciler açısından sorunu özetledi.
DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan, SDP ve TÖP yöneticilerinin serbest bırakılmasını talep eden açıklamasında Hanefi Avcı'nın Ali Uygur ve 12 Eylül'de işlediği insanlık suçlarından dolayı yargılanmasını istedi.
Hava dönüp gerçekler ortaya dökülünce, sadece yukarıda sayılanlar değil Türkiye'nin her yerinden binlerce insan olayın bu yönüyle ilgilendiğini söyleyince, yüzüne işlediği insanlık suçlarını vurunca Avcı rahatsız oldu.
İnsanlık suçları üzerinden yıllar geçse de unutulmaz. Ali Uygur'un, Ayşe Gülen'in, Diyarbakır'daki faili meçhul cinayetlerini hesabı mutlaka sorulur.
Hanefi Avcı ve 12 Eylül döneminde işkence ve insanlık suçu işleyen tüm devlet görevlileri yargılanmalıdır.



AVCI CEMAATTEN DEĞİL DEVRİMCİLERDEN RAHATSIZ
















