İşkenceci polis şefi Hanefi Avcı popüler kitabının tartışma yaratan ikinci bölümünde "Fetulahçıların" polis içindeki örgütlenmelerine ve yasadışı telefon dinlemelerine dikkat çekiyor. Silivri'den gönderdiği mektupta Emniyet içerisinde gizli dinleme ve şantaj yapan cemaat üyelerine karşı olduğunu vurgulamıştı.
Meğer kendisi de telekulak meraklısıymış! Avcı'nın ofisindeki kasadan 28 Şubat döneminde yapılan gizli dinlemeler çıktı. Özel hayatı kayda alınmış ve 13 yıl boyunca saklanmış kişi 28 Şubat darbesinin andıçladığı gazeteci Mehmet Ali Birand'dı.
Avcı'nın bürosunda ele geçirilen gizli dinlemeleri yüzünden savcılığa mağdur sıfatıyla ifade veren ünlü gazeteci "Bugün savcıdaydım. Ses kayıtlarını dinlettiler. Canımı sıkan özel görüşmeleri de kayıt edip, 10 yıl boyunca saklamaları oldu. Özelimize tecavüz etmişler" diye konuştu.
Buna rağmen Birand, Avcı'dan şikayetçi olmadı ve "Neden olayım? Benim yaptığım normal. Emniyet besbelli ki dinlemiş. O da kalmış. Hanefi Avcı bana daima sevecen davranmış biri. Hiçbir kötülüğü olmadı. Onu farklı görüyorum" diyerek tuhaf bir yanıt verdi.
"Bu bir ayıptır, tek kelimeyle kepazeliktir" diyerek tepki veren Mehmet Ali Birand son derece haklıydı. Ancak kendi ses kayıtlarının da bulunduğu 24 ses kasetini kasasında saklayan Avcı hakkında şikayetçi olmaması bir yaptırımı da ortadan kaldırdı.
28 Şubat'ta andıçlananlar
28 Şubat 1997'de ordunun yayınladığı muhtıra sonucu Erbakan'ın liderliğindeki Refahyol hükümeti devrildi. Darbeden kısa bir süre sonra PKK itirafçısı Şemdin Sakık bazı gazetecilerin "PKK'dan para aldığını" ileri sürdü. Bu gazeteciler Kürt sorununda siyasi çözümü savunan Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand'dı. Her ikisi aleyhinde büyük bir kampanya başladı. Hürriyet ve Sabah gazeteleri manşetlerine "hainleri" çıkardı.
Ancak adı PKK adına gerçekleştirilmiş pek çok şüpheli eylemde adı geçen ve Öcalan'ın devletin adamı diye nitelediği itirafçı Sakık bu kendisinin böyle bir şey demediğini mahkemede açıkladı. Buna rağmen başta darbeyi destekleyen ve bizzat örgütlenmesine katılan medya aracılığıyla iki isim de itibarsızlaştırılmak istenmişti. Birand, Avcı'da ele geçen kasetlerin o döneme ait olduğunu söylüyor.
Hani Avcı devletin yasadışı dinlemelerine karşıydı? Madem bu kadar karşıydı, neden kasetleri saklamıştı? Gizli dinlemelere karşı olan ve bunları "sivil diktaya" gidiş olarak yorumlayanlar gizli dinlemenin başında olan Avcı'ya şimdi karşı çıkacaklar mı? Birand'ı kimler dinlemişti? Emniyet mi, ordu mu? Hedef haline getirilen Birand neden şikayetçi olmadı? Bu başka bir tehdidin varlığının sonucu muydu? 28 Şubat'a karşı çıktığı kabul edilen Avcı neden bunları açıklamadı ya da imha etmedi? Avcı'nın kasetlerinde başka kimlerin kayıtları var?
Avcı kendisine tanınan "özel" haktan yararlanarak Silivri'den çektiği faksta her şeyi inkar ederken sorular ve kuşkular büyüyor.



AVCI HANİ GİZLİ DİNLEMEYE VE ŞANTAJA KARŞIYDI?
















