İşkenceci polis şefi Avcı'nın makam odasında ele geçirilen 24 teyp kasetinde 53 kişinin ses kayıtları bulunduğu ileri sürülüyor. Ses kaydı bulunanlar arasında 28 Şubat darbesinin liderleri, eski Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın da olduğu söyleniyor.
Gizli dinlemelere karşı kitap yazdı, ama telefon dinlemeleri kendi ofisinden çıktı. 28 Eylül'de tutuklanmasını takiben Avcı'nın Eskişehir Emniyet Müdürülüğü'ndeki odası polis tarafından arandı. Aramalarda sarı bir zarf içinde 24 teyp kaseti bulundu. Kasetlerden 28 Şubat döneminde darbeciler tarafından yapılan gizli dinlemeler çıktı.
Kasetlerde 53 kişinin dinlendiği iddia ediliyor. İstanbul'da savcılık mağdur durumda bulunan dinleme kurbanlarını bir bir ifade vermeye çağırıyor. İlk ifadeleri ünlü gazeteci Mehmet Ali Birand vermişti. Habertürk ve Hürriyet gazetelerinin yayın yönetmenleri de ifade verdi. Fatih Altaylı ve Enis Berberoğlu, Avcı'dan şikayetçi oldu.
Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür ve eski milletvekili Ahmet Özal da ifade verdi ve şikayetçi oldu. Ergenekon sanıkları bir süre önce babasının Ergenekon tarafından öldürüldüğünü söyleyen Ahmet Özal'ın açıklamalarını takiben Turgut Özal'ı, Eymür liderliğindeki MİT'in öldürdüğünü ileri sürmüştü.
Ses kaydı ele geçirilenler arasında 28 Şubat döneminin öne çıkmış figürleri var. Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, adları derin devlet ve geniş çaplı yolsuzluklarla gündeme gelen işadamları Erol Aksoy ve Erol Evcil, eski GATA Komutanı Çetin Harmankaya, eski Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çiller, ülkücü mafya lideri ve Ergenekon tutuklusu Sedat Peker ile Ergenekon soruşturmasında kilit rol oynayan Tuncay Güney'in de bulunduğu ileri sürülüyor.
28 Şubat'ta ne olmuştu?
Necmettin Erbakan liderliğindeki Refahyol hükümeti, 28 Şubat 1997 günü ordu tarafından verilen bir muhtıra ile devrilmişti. 28 Şubat darbesinin Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yasadışı olarak kurulan Batı Çalışma Grubu tarafından hazırlandığı biliniyor.
Ordunun varlığını kabul etmediği Batı Çalışma Grubu (BÇG), darbeyi hazırlamak için çok yönlü bir hazırlık yapmıştı. "İrticacı ve bölücü" olduğu gerekçesiyle 9 milyon kişi BÇG tarafından fişlenmişti. Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir BÇG'nin kurucusuydu.
28 Şubat darbesi medya eliyle gerçekleşmişti. Başbakanlıkta verilen iftar yemeğine katılan sarıklı cemaat liderlerinin görüntüleri, bir "tarikat şeyhi" olarak sunulan Ali Kalkancı ve Müslüm Gündüz'ün Fadime Şahin adlı oyuncu kadınla basılmaları gibi kurgulanmış bir çok görüntü medya aracılığıyla topluma yağdırılarak Türkiye'nin İran'a dönüşmekte olduğu tezi işlenmişti. Medya darbede kilit rol oynadığı için 28 Şubat'a "post-modern darbe" deniyor.
Bu dönemde ordunun darbe hazırlıklarını takibe alan Emniyet İstihbarat Dairesi'nin başında Hanefi Avcı vardı. Avcı ve Emniyet, Batı Çalışma Grubu'na bir polis ajanı sokarak gelişmeleri takip etmeye başladı. Emniyetin ajanı olan Onbaşı Kadir Sarmusak BÇG'nin belgelerini dışarıya sızdırdı. Bu gelişmenin ardından Sarmusak, Avcı'nın vekili Bülent Orakoğlu tutuklanmış, Hanefi Avcı ise görevden alınmıştı.
Kasetler ve şantaj siyaseti
Avcı'nın kitabından çok makam odasında yakalanan kasetleri konuşulacak. Silivri'den hiçbir tutukluya ve mahkuma tanınmayan özel bir ayrıcalıktan yaralanarak gazetecilere faksla açıklama yağdıran Avcı, makam odasını baskından 18 gün önce terk ettiğini ve kasetler hakkındaysa bilgisi olmadığını ileri sürmüştü.
Bu açıklama Avcı'nın kahramanlık destanını empoze eden Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Berberoğlu'nu dahi tatmin etmedi. Emniyete modern dinleme teknolojilerini sokan Avcı'nın kasetlerle bağlantısı bir genel kanaat durumunda.
Kasetler, gizli dinleme gerçeğini ortaya koydu. Türkiye'deki telefon dinlemeleri sadece Ergenekon soruşturmasıyla geçen son 4 yılı kapsamıyor. AKP iktidarındaki 8 yılı da aşıyor. 28 Şubat dönemine uzanıyor ve belli ki gizli dinlemeler telefon sistemi kurulduğu günden itibaren devlet tarafından yapılıyor.
Kendi halkına düşman devletin asıl sahipleri belli ki yönetici sınıfın üyelerinin hiçbirisine güvenmiyor. Milyonlarca insanın asker ve polis tarafından fişlendiği Türkiye'de gerçekler telefon dinlemeleri, şantajlar ve entrikalarla hasıraltı ediliyor.
İsmail Hakkı Karadayı ve Çevik Bir yargılansın!
Avcı'nın emniyetteki ofisinde ele geçirilen kasetler bir dönemi aydınlatabilir, bir darbenin faillerinin açığa çıkmasını sağlayabilir. 28 Şubat darbesini yapanlar, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir ve cunta üyeleri, darbecilerin devlet kurumlarındaki uzantıları ve onların işbirlikçisi "siviller" yargı önüne çıkarılmalıdır.
28 Şubat ve sonrası yapılan tüm fişlemeler imha edilmeli, devlet yurttaşlardan özür dilemelidir. Telefon dinlemelerini yapanlar, şimdi ayağı kaymış olsa da Avcı gibi devletin en tepesindeki kişilerdir. Yaygın ve keyfi telefon dinlemeleri, şantaj gibi yöntemler bu düzenin yöntemlerdir. Bunlar varoldukça gerçekler hasıraltı edilecek, insanlar şantaj ve tehdit yoluyla susturulacak ve demokratik haklar askıda kalacaktır. Sosyalistler, işçi sınıfı ve yoksullar üzerinde devlet baskısının sürmesinin aracı olan gizli dinleme ve şantaj siyasetine karşıdır.



KASETLERDEN 28 ŞUBAT DARBESİ ÇIKTI
















