Referandumdan önceki süreçte, hükümet sözcülerinden bazıları, Kürt sorununun çözümü için devletin bazı kademelerinin İmralı'da Abdullah Öcalan ile görüşmeler yaptığını açıklamıştı. ANF'nin edindiği bilgilere göre, devlet, 16 Eylül'de Hakkari'nin geçitli köyündeki provokasyondan sonra İmralı'daki görüşmeleri durdurmuş.
PKK, referandum öncesi ilan ettiği tek taraflı eylemsizlik sürecini daha sonradan 31 Ekim'e kadar uzatmış, Kürt lider Abdullah Öcalan ise 31 Ekim tarihine kadar bir gelişme olmadığı takdirde süreçten çekileceğini açıklamıştı.
Bu açıklamalardan sonra devlet adına İmralı'ya giden heyet ile Abdullah Öcalan, 25 Ekim günü, Öcalan'ın "diyalogdan müzakereye geçiş süreci" olarak tanımladığı 3 saat 15 dakikalık tarihi bir görüşme yapmış. Görüşmenin temel gündeminin eylemsizlik olduğu, devlet adına görüşmeye katılan heyetin Öcalan'a bizzat PKK'den gelen bir mektup ilettiği bildiriliyor.
Barış için muhatap belli
1 Kasım sabahı devlet güçleriyle Öcalan arasında 45 dakikalık bir görüşme daha yapmış. Bu görüşmede Abdullah Öcalan'ın heyete bir mektup ilettiği, bu mektubun hızlı bir şekilde KCK yetkililerine ulaştırıldığı ve aynı gün öğleden sonra KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı'nın eylemsizlik sürecini 2011 genel seçimlerine kadar uzattığı belirtiliyor.
KCK'nın eylemsizliğin uzatıldığını duyuran açıklamasında, bu sürece ve mektuba şöyle atıf yapılıyordu:
"Eylemsizlik süresi boyunca yaşanan tüm gelişmeleri değerlendiren Önderliğimiz ve hareketimiz, -her ne kadar AKP hükümeti ciddi ve olumlu bir karşılık vermemiş olsa da- sorunun giderek gündeme oturması, kamuoyunda tartışılması ve bazı çevreler ile devlet içindeki bir kesimin diyalog ve çözüm eğiliminde olması olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiştir. Önderliğimiz bu eğilimi cesaretlendirmek, güç vermek, hükümette ve parlamentoda çözüm zihniyetini geliştirmek için eylemsizlik sürecini uzatmaya dönük Hareketimize kapsamlı bir mesaj iletmiştir. Yönetimimiz bunu değerlendirerek Önderliğimizin görüş ve perspektiflerini yerinde bulmuştur. Hareketimizin yönetimi, AKP hükümetinin gerçek demokratik bir çözüme açık olmayan zihniyet ve üslubuna rağmen, demokratik çözüm sürecini dayatmak ve Türkiye'nin önündeki parlamento seçimlerinin sağlıklı geçmesi için halklarımıza karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereği olarak bu tarihten itibaren 2011 genel seçimlerine kadar eylemsizliğin sürdürülmesine karar vermiştir."



EYLEMSİZLİĞİ ÖCALAN'LA MÜZAKERELER SAĞLAMIŞ
















