Marksist.org

18 Mayıs, Cuma

Son güncelleme:07:20:47 AM GMT

BURADASINIZ: HABERLER DARBECİLERİN YARGILANMASI HALKIN MÜCADELESİNE BAĞLI

Darbecilerin yargılanması halkın mücadelesine bağlı

e-Posta Yazdır PDF

Ankara'da yürütülen soruşturmada özel yetkili savcının 12 Eylülcüler hakkında verdiği takipsizlik kararı, geçici 15. maddenin kaldırılmasına ve anayasa değişikliğine "hayır" diyenler tarafından çarpıtılıyor. Kenan Evren ve 12 Eylül davası rafa mı kaldırılıyor?

12 Eylül darbesinin 30. Yıldönümünde halkın çoğunluğu "evet" oylarıyla geçici 15. maddeyi kaldırmış ve cunta üyelerine yapılan anayasal koruma ortadan kaldırılmıştı.

13 Eylül'de darbe karşıtları tarafından yapılan suç duyuruları üzerine başlayan iki soruşturmadan birinde mahkemenin görevsizlik kararı vermesi Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanması tartışmasını tekrar canlandırdı.

Ankara'da Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hamza Keleş, görevsizlik kararını, suç 1984'ten önce işlendiği için özel yetkili cumhuriyet savcılığının yetki alanına girmediğini savunarak kararı Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Çetinkaya'nın vermesi gerektiğini ileri sürmüştü.

NTV başta olmak bazı yayın organları bu kararı, Kenan Evren ve 12 Eylülcüler yargılanmayacak fikriyle işlemeye başladı.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in yaptığı açıklamadan şu sözleri alıntıladı: "Şu anda 'yargılanır ya da yargılanmaz' diyemem."

Bu haberi okuyanlardan "dava kapandı" sonucunu çıkarmaları bekleniyor. 

Adalet Bakanı ne dedi?

Sadullah Ergin, Kenan Evren ve 12 Eylül darbecileri hakkında verilen ilk karar sorulduğunda şu yanıtı vermişti

"Bu açıklamalarımda, 'Biz 'geçici 15'inci maddedeki, (hiç bir suretle sorgulanamayacağı, soruşturma yapılamayacağı) yasağını kaldırıyoruz. Bunun yapılıp yapılamayacağı, zaman aşımı ve ilgili ihtilafların çözümü bu madde kaldırıldıktan sonra ilgili savcılıkların yapacağı çalışmayla belli olur' demiştim.

Bugün bunları konuşuyorsak, bugün savcılarımız soruşturma açmış ise ve bununla ilgili çalışmalar yapabiliyor ise Geçici 15'inci maddenin kaldırılmasından dolayıdır. Takipsizlik kararı yok şu anda. Görev konusu ile takipsizlik çok farklı şeylerdir. Görevlendirme konusunda savcılığın tereddütü var. Bunu ilgili organlar kendi arasında bir şekilde karara bağlayacaktır. Bunu önümüzdeki süreç gösterecektir. Şu anda 'yargılanır ya da yargılanmaz' diyemem."

Adalet Bakanı, NTV gibi yayın organlarının aksine, davanın devam ettiğini söylüyor. Topu yüksek yargıya atıyor. 'Yargılanır ya da yargılanmaz diyemem' sözleri, "Bunu önümüzdeki süreç gösterecektir" sözlerinin arkasından geliyor. Yani Bakan, 27 Mayıs darbesi ile kurulan, 12 Eylül darbesinin ürünü olan 1982 Anayasası ile pekiştirilen, darbeyi yaşatan yargının anayasa değişikliği sonrası alacağı kararın yarattığı belirsizlikten söz ederken bu işin bir mücadele konusu olduğunu söylüyor.

Kenan Evren ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanma sürecini başlatan Yetmez ama Evet aktivistleri, referandum kampanyası boyunca geçici 15. Maddenin kaldırılmasının bir olanak olduğunu ve Evren gibilerin yargılanması için aşağıdan mücadeleye devam ederek bu olanağı kullanmak gerektiğini söylemişti.

Yetmez ama Evet kampanyasının öncülü olan Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu'nun 2008-2010 arası yaptığı ve on binlerin katıldığı eylemler, Ergenekon soruşturmalarını ilerletmiş ve Balyoz davasının başlamasına, onlarca generalin tutuklanmasına yol açmıştı.

Bu süreçte AKP davaları ilerleten değil gerileten bir rol oynamıştı. Ergenekon savcıları ve davaları yürüten mahkemeler ağır baskı altında bırakılmış, bir çok tutuklama bizzat başbakan tarafından engellenmişti.

Hukuk siyasal bir şey. Mevcut politik güç dengeleri tarafından belirleniyor. Darbenin şekillendirdiği kurumlar yani devlet, demokrasiye karşı doğal olarak direniyor. Anayasa değişikliğinin uygulanması, darbecilerin yargılanması, Kenan Evren'in işlediği insanlık suçlarının hesabını vermesi "evet" diyenlerin oylarına sahip çıkıp mücadele etmesine bağlı.

Şili ve Arjantin'deki deneylerde aynı gerçeği gösteriyor. Darbeciler direniyor ve darbe karşıtlarının mücadelesi yargılanma süreçlerini ilerletiyor.

Ne dediler?

Kenan Evren ve 12 Eylülcüler hakkında verilen ilk karar, soruşturmanın bittiği anlamına gelmiyor. İstanbul'da başlayan soruşturma ise hala devam ediyor.

Davanın Yargıtay'da görülmesini savunanlara yanıt veren Yetmez ama Evet aktivisti Osman Can şunları söyledi

"Dosyanın Yargıtay'a gönderimesi konunun görev suçu olarak görülerek Yüce Divan yargılamasına ilişkin olduğu görülüyor. Darbe yapmak görev suçu değildir. Ancak görev suçlarından ötürü o kişiler Yüce Divan'da yargılanabilir; bitti nokta... Evren ve arkadaşları hakkında pek çok yerde yargılanmaları için başvuruda bulunuldu. Herhangi bir yerdeki bir savcı iddianameyi hazırlar, yargılanmaları gereken mahkemeye sunar, mahkeme kabul eder ve yargılama başlar."

12 Eylülcüler hakkında ilk davayı açtığı için meslekten atılan savcı Sacit Kayasu ise Yargıtay'ın tavrına dikkat çekti:

"Yargıtay Başsavcılğı'nın karar vermesi söz konusuysa yargılanmalı şeklinde karar vermeli. Evren'in yargılanması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın iki dudağının arasında denilebilir. Yalçınkaya'nın bakış açısını biliyorum. Sanırım yargılamaya izin vermeyecektir."

Kenan Evren, cuntanın hayatta olan diğer üyeleri Nejat Tümler ve Tahsin Şahinkaya, işledikleri cinayetlerin, işkencelerin hesabını verecek mi? Darbecilerin emrinde insanlık suçunu işleyen devlet kadroları ve sivil işbirlikçileri yargılanacaklar mı?

Bu, 12 Eylül düzenini reddeden ve darbecilerin üzerindeki dokunulmazlık zırhını çıkartan, darbe anayasasını çöpe atan halkın mücadelesine bağlı. Darbecilerin yargılanması için sokağa çıkmanın tam zamanı.


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo