KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, barış süreciyle ilgili gelişmeleri değerlendirirken, devletin yaptığı hataları kabul ederek Abdullah Öcalan ile görüşmeleri müzakereye çevirmesi gerektiğini belirtti. Karayılan, henüz bir çözümün gündemde olmadığını da sözlerine ekledi.
Fırat Haber Ajansı'ndan Gülistan Tara ile konuşan Murat Karayılan, şunları söyledi:
"Devlet bir heyet göndererek, Önderliğin araya girmesini gelişen eylemleri durdurmasını ve çözüm sürecinin tartışılmasını önerdi. Bunun üzerine biz 13 Ağustostan itibaren eylemsizlik ilan ettik. Fakat yine gereken karşılığı bulamadık. Önder Apo tekrar aradan çekilebileceğinden bahsetti, süreç giderek gerginleşti. Çünkü AKP hükümeti çözüm adımlarını atmamakta ısrarlı davrandığı gibi kullandığı üslup ve yöntemle çözüm değil, çözümsüzlüğü ve gerginliği beslemektedir. Ancak bir kez daha İmralı ile sürdürülen diyaloglar çerçevesinde süreç 2011 genel seçimlerine kadar uzatılmış bulunmaktadır. Bu eylemsizlik süreci Kürt sorununun çözümü için büyük bir imkan yaratmış ve sorunu çözmek isteyenler için büyük bir şans sunmuştur."
"Devlet evvela Kürt halkına karşı yaptığı haksız uygulamayı yani inkar ve imha siyasetinin yanlışlığını kabul etmelidir. Bu siyaset 85 yıldan beri Kürdistan'da büyük trajedilere neden olmuş bir siyasettir ve büyük bir yanlıştır. Devlet bu yanlışı kabul etmek zorundadır. Türkiye toplumuna gerçekleri anlatmak da ancak bu çerçevede olabilir. Yoksa Türkiye toplumuna göre bu Kürt isyancıları "teröristtir, katliamcıdır, Türkiye'ye haksızlık yapıyorlar" biçiminde algılanıyor. Çünkü 85 yıldır topluma bu politika empoze ediliyor. Ama gerçeği böyle değildir. Gerçeğin öyle olmadığını birazcık bilinç sahibi olan herkes bilir. Geçmişte Kürt isyanlarının liderlerine, Seyit Rıza, Şeyh Sait'e "şaki" dediler, "haydut" dediler, "eşkıya" dediler. Biz bugün bile mezarlarının nerede olduğunu bilmiyoruz. Bu temelde Kürdistan'da katliamlar yapıldı. Dersim ve Zilan katliamları akıllardan silinemez."
"Henüz bir çözüm durumu yok"
"AKP hükümeti ve Türk devleti Kürt özgürlük hareketini ve Kürt halkının iradeleşmesini tasfiye etmekten vazgeçmiş mi? Hayır, vazgeçmemiştir. Pratikte olan politika ve günlük çabalar tasfiyeye dönük çabalar biçiminde cereyan ediyorsa, sen çözümün gelişeceğine inanamazsın. Nitekim şu anki durum da böyledir. Halkımız şunu bilmelidir; henüz herhangi bir çözüm durumu söz konusu değildir. Aslında AKP hükümeti ve Türk devleti kendi çözüm formülünü geliştirmek için Önderliğimizden eylemsizlik istemiştir."
"Öncelikle şunu belirtelim ki diyalog ile mi yoksa müzakere ile mi yürütülecek vurgusu yanlış olur. Çünkü müzakere diyalogun bir üst aşamasıdır. Diyalog bireylerin görüş alıp vermesi, tartışması, herkesin kendi görüşünü ifade etmesi biçiminde gelişen bir olaydır. Bir ilişkilenme biçimidir ya da. Ama müzakere varolan sorunları madde madde veya bölüm bölüm görüşerek, öbürlerine geçme biçiminde artık çözüm tartışmaları anlamına gelmektedir. Şimdi önderliğimizle yürütülen daha çok bir diyalogdur. Yani karşılıklı görüşler ifade edilmektedir. Ama en son Önder Apo "artık müzakere sürecine geçme aşamasına gelinmiştir" dedi. Yani henüz müzakereye geçilmiş sayılmıyor. "Müzakereye geçme aşamasına gelme" demek yani diyalogla yürütülecekler yürütülmüştür, artık müzakereye geçilmesi gerekmektedir, biçiminde anlamak gerekiyor."
"AKP hükümeti içinde önemli bir yere sahip olan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek üç-dört gün önce bir televizyon kanalında konuşuyordu. Bizi kastederek "örgüt tüm Avrupa çapındaki büyük uyuşturucu trafiğini ve kara parayı yönetiyor. Biz bunu Avrupa devletlerine iyi kavratamadık" diyor. Bu büyük bir yalandır. Yani bu kişiyle biz nasıl uzlaşacağız? Bu akılla, bu mantıkla uzlaşma koşullarını yaratmak mümkün değil, çünkü karşımızdaki insan yalan söylüyor."



MURAT KARAYILAN: DEVLET HATASINI KABUL ETMELİ
















