12 Eylül darbesinin lideri, eli kanlı katil Kenan Evren'in 31 yıl sonra da olsa yargılanmasının önemi dün savcıya verdiği ifadede kendini gösterdi. Milyonlar 12 Eylül cuntasına ve Kenan Evren'e öfke duyuyuyor. 94 yaşındaki darbeci ise "Hiç pişman değilim. Bugün olsa aynı şeyi yine yaparım" diyerek 12 Eylül 1980 öncesi oluşan kaos durumunu gerekçe gösteriyor. O kaosu yaratan ve ordunun yönetime el koymasına yol açan yine darbeci generallerdi.
En kanlı darbenin mimarı, 12 Eylül 1980'inin genelkurmay başkanı savcıya verdiği ifadede darbeyi şöyle savundu:"Soru: Neden darbe yaptınız?
Evren: Ülke çok kötü durumdaydı, polis ikiye ayrılmış, dönemin eski Başbakanı (1980'de öldürülen Nihat Erim), generallik yapan (1992'de öldürülen Oramiral) Kemal Kayacan öldürülmüş, ülke çıkmaza düşmüştü. Çok bekledik, ama mecbur kaldık. TSK'nın İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci maddesi gereği ülke yönetimine el koymak zorunda kaldık. 27 Aralık 1979'da dönemin Cumhurbaşkanı'na ülkenin gidişatı hakkında bir mektup verdik. 19 ilde sıkıyönetim olmasına rağmen ülkede olaylar sonuçlanmıyordu. Kan durmuyordu. Ülke felç olmuş, iç savaşın eşiğine gelinmişti.
Soru: Pişman mısınız?
Evren: Hiç pişman değilim. Bugün olsa aynı şeyi yine yaparım. 12 Eylül 1980 öncesi ülkenin durumu şu an gözümün önüne geldiğinde tüylerim ürperiyor. Yetkim olsa, bugün aynı olaylar olsa yine yaparım."
94 yaşındaki darbeci Evren, bu ifadeyle sadece kendini ve arkadaşlarını savunmuyor. Bugünün generallerine darbe yapma çağrısında bulunuyor.
Darbeye zemin hazırlamak için plan yaptılar, uyguladılar
12 Eylül 1980 öncesi kaos durumu yaratarak geniş kitlelerin gözünde darbenin meşru görülmesini sağlayanlar yine darbeci generallerdi.
Bugün bir çok generalin tutuklanmasına neden olan Balyoz Darbe Planı'nın esin kaynağı olan Bayrak Darbe planı 1978'de hazırlanmış ve devreye sokulmuştu. Bayrak Harekat Planı'nın orijinal belgeleri Taraf muhabiri Baransu tarafından savcılığa verilen iki çanta dolusu Balyoz darbe planı belgesinin arasından çıkmıştı. Belgeler ordunun 1965'ten bu yana çeşitli darbe planları yaptığı ve hayata geçirdiğini gösteriyordu. 12 Mart darbesi de bu planlar doğrultusunda yapılmıştı.
Gazeteci Mehmet Ali Birand '12 Eylül' adlı kitabında Bayrak Darbe Planı'nı şöyle anlatmıştı:
"1978'de kurulan ve iki kişiden oluşturulan "özel çalışma grubu" İkinci Başkan Saltık'ın emrinde uzun süredir BAYRAK PLANI'nı hazırlıyordu. Planın ana hatları tamamdı. Ayrıntıların son aşamasına gelinmişti. Çalışmaların hızlandırılması ve özel grubun 6 kişiye çıkartılması kararlaştırıldı. Genelkurmay'da, ülkenin Başbakan veya yetkili durumundaki önemli bir kişisine suikast girişimi veya bölücü nitelikteki bir harekete karşı "Devleti Kurtarma" ve "Emniyet, Asayiş, Savunma" planları vardı. Böyle bir olay patladığında kim nasıl korunacak veya nereye götürülecek, nasıl sıkıyönetim ilan edilecek ve planların nasıl uygulanacağı çok ayrıntılı biçimde saptanmıştı.
Bayrak Planı, bu çok gizli planlardaki bazı bölümlerin alınması ve gerekli yeni eklerin yapılmasıyla ortaya çıkarılmıştı. Plana BAYRAK adı, ülkenin tek bir bayrak altında toplanması amaçlandığından verilmişti. Aslında kalınca olmamakla birlikte, temel noktaları 15 sayfayı geçmeyen ve belirli alarm aşamalarından geçip uygulamaya sokulabilen bir plandı. Gazetecilere nasıl ve nereden, kimin kart vereceğinden tutun, hangi fırınların işleyeceğine kadar hazırlanmış bir çalışma. Ancak bir günlük, yani duruma müdahale edilmesi öngörülen ve bu operasyon bittiği anda son sayfasına gelinen bir plandı. Askeri harekatın ötesinde hiçbir bilgi içermiyordu."
1978'de 12 Eylül darbesinin tüm ayrıntıları planlanmıştı. Ard arda gelen katliamlar ve provokasyonlar, her gün onlarca kişinin öldürülmesi ile darbe adım adım inşa edildi.
1973'ten itibaren tırmanan ülkücü faşist saldırganlık, aydınlara ve yazarlara yönelik suikastlar, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de işçilerin ve sosyalistlerin üzerine ateş açılması, 16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi'nden çıkan sosyalist öğrencilerin üzerine önce el bombası atılması sonra silahla taranmaları, 9 Ekim 1978'de Ankara Bahçelievler'de TİP üyesi 7 sosyalistin vahşice katledilmesi, 21 Aralık 1978 günü Maraş'ta ülkücü faşistlerin kadın çocuk demeden 103 Alevi'yi vahşice katletmesi darbe planlarının adım adım uygulandığını gösteriyordu.
1978'de ordunun dayatmaları sonucu sıkıyönetim ilan edildi. 1978-1980 arasında sıkıyönetim olmasına rağmen ülkücü faşist saldırılar sürdü ve her gün ölen insan sayısı artmaya başladı. Darbeciler topluma dönük sıkıyönetiminde "terörün" önüne geçemediğini, "beceriksiz siyasetçiler" yerine generallerin işe el koyup bu gidişatı durdurmasının gerektiği fikrini kanla işledi. 12 Eylül 1980 günü ise yönetime el koyan Kenan Evren ve arkadaşlarının birçok "gerekçesi" vardı!
Balyoz'a, Kafes'e, darbe planlarına karşı mücadelenin haklılığı kanıtlandı
31 yıl sonra katil Kenan Evren aynı "gerekçelere" sığınarak darbeyi savunuyor. Kenan Evren, Tahsin Şahinkaya ve 12 Eylül darbesini gerçekleştirmiş tüm devlet görevlileri sadece 12 Eylül'den 1984'e kadar yaptıkları için değil darbeye zemin hazırlamak için uyguladıkları "planlardan" dolayı da yargılanmalı.
94 yaşındaki emekli darbecinin pişkin sözleri, Balyoz, Kafes gibi darbe planlara karşı mücadelenin önemini gösteriyor. Ordunun 2000'ler boyunca yaptığı türlü türlü darbe planlarına karşı mücadele, bu planları yapan ve uygulayanların yargılanması yeni darbelerin önlenmesinin tek koşulu. Halk düşmanı Evren'in ifadesi bugün darbelere karşı 'ama'sız mücadele eden bizlerin haklı olduğunu ortaya koydu.
İfadesini almak, yargılamak yetmez! Kenan Evren ve tüm 12 Eylülcüler hapse tıkılsın! Tüm darbe ve darbe girişimlerinin sorumluları yargılansın!



KENAN EVREN 'PİŞMAN DEĞİLİM YİNE YAPARIM': DARBEYE ZEMİN HAZIRLAMAK İÇİN PLAN YAPTILAR













