Marksist.org

18 Mayıs, Cuma

Son güncelleme:08:28:39 AM GMT

BURADASINIZ: HABERLER EVREN KANLI DARBEYİ SAVUNMAYA DEVAM EDİYOR

Evren kanlı darbeyi savunmaya devam ediyor

e-Posta Yazdır PDF
Kenan Evren'in, 12 Eylül darbesinin yargılanması sürecinin başlangıcında, 6 Haziran'da savcılara verdiği ifade bugün medyaya yansıdı. Evren, bilindik "sağ-sol çatışması", "anarşi" ve "ülke felç olmuştu" argümanlarıyla cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesini bir kez daha savundu. Darbeye zemin hazırlamak için provokasyonlar ve katliamlar yapıldığını reddetti. Cuntacı general, 12 Eylül'ün ABD'nin bilgisi dahilinde ve desteği alınarak yapıldığı iddialarını da yalanladı.

İfadesi alınırken, 12 Eylül 1980'de anayasaya ve kanunlara aykırı olarak, suç işleyerek yönetime el koyduklarının sorulması üzerine, Kenan Evren şu yanıtı verdi:

12 Eylül 1980 tarihi öncesi Türkiye'nin ne halde olduğunu detaylı olarak anlatmaya gerek yoktur. Ülkenin o zamanki durumu herkes tarafından bilinmektedir. Özellikle sağ-sol kavgaları yoğunlaşmış, banka soygunları artmış, polis ikiye bölünmüş, görev yapamaz hale gelmiştir. Kahramanmaraş olaylarında 102, Çorum olaylarında 80'e yakın vatandaşımız terör olayları nedeniyle can vermiştir. Türkiye sathında her gün 10-15 vatandaşımız terör olaylarında hayatını kaybeder hale gelmiştir. İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci maddesi TSK'ya cumhuriyeti koruma ve kollama görevi vermektedir. 12 Eylül öncesi bu terör olayları nedeniyle Kuvvet komutanları olarak bir araya geldik. Ülkenin kötü gidişatının engellenmesi amacıyla 27 Aralık 1979 tarihinde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk aracılığıyla siyasi parti başkanlarına uyarı mektubu verdik. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün görev süresi dolmuş olmasına rağmen ağustos ayına kadar cumhurbaşkanı seçilemedi. Meclis çalışamaz hale gelmişti. Komutanlar olarak bir kısım kanunların çıkarılmasını, örneğin polise silah kullanma yetkisinin verilmesini istedik ancak bunlar yapılmadı. Ülke yönetimine el koymadan önce TSK'nın yönetime el koyabileceğini Başbakan Süleyman Demirel ve anamuhalefet partisi liderlerinin hissedip hissetmediklerini bilmiyorum. Açıkça kanunlar çıkarılmadığı taktirde TSK'nın yönetime el koyacağı konusunda gizli ya da açık bir şey söylenmemiştir. Bazı yapılan konuşmalarda ve gelişmelerden siyasilerin TSK'nın ülke yönetimine el koyabileceğini tahmin etmeleri gerekirdi. Hatta bazı senatörler ve milletvekilleri bana gelerek bu Meclis'in artık çalışmadığı, ülke yönetimine el koymaktan başka çıkar yol olmadığını söylemişlerdi."

"TSK fırsat kollamadı, iftira atıyorlar"

12 Eylül öncesinde darbeye zemin hazırlamak için 1978 yılında Bayrak Harekât Planı'nın uygulamaya konduğu, bu doğrultuda çeşitli katliam ve provokasyonların planlandığı biliniyor olmasına rağmen, konuya ilişkin siyasetçilerin yaptıkları açıklamalar hatırlatıldığında, 12 Eylül'ün cuntacı generali bu suçlamaları da reddetti:

"TSK'ya siyasiler tarafından atılmış bir iftiradır. Siyasilerin tabii ki kabahati üzerine almaları söz konusu olmaz. TSK insanların ölümünü bekleyip, sonuçta bunu fırsat olarak değerlendirip, yönetime el koyması düşünülemez. Bunu vicdanımız kabul etmez. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum."

"ABD'ye söyleyin, yönetime el koyuyoruz"

Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya'nın darbeden bir gün önce ABD'den döndüğü hatırlatılarak, 12 Eylül darbesinin ABD'nin bilgi ve desteği ile mi yapıldığı sorulduğundaysa, Kenan Evren şöyle yanıt verdi:

"Şahinkaya, NATO Komutanı tarafından Amerika gezisi bulunduğunu, bunun daha önceden planlandığını söyleyerek 'İsterseniz ben gitmeyeyim' dedi. Ben de kendisine "Bu geziyi iptal edersek ne cevap vereceğiz. Sen git ancak 11 Eylül günü geri dön" dedim. Yönetime 12 Eylül 1980 günü el koyma konusunda yaklaşık bir hafta kadar önce komuta heyeti olarak karar vermiştik. Dönme konusunda da bir bahane bulursun diye söyledim. Bizim müdahale kararımızdan ABD'nin bilgisi ve desteği yoktur. Ancak 12 Eylül günü ben Genelkurmay'dayken tahminime göre 02.00 sıralarında Amerikan yardım kuruluşu JUSMAT'ın bulunduğu yere tanklar gitmiş. Emir subayım bana söz konusu yere tankların gitmesinden dolayı Amerikalıların sorduklarını söyleyip "Ne diyelim" dedi. Ben de "Zaten müdahaleye 2 saat kaldığı için söyleyin yönetime el koyuyoruz" dedim. Durum bundan ibarettir."


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo