Mustafa Yalçıner, Özgür Gündem'deki köşesinde Roni Margulies'e yanıt verdi. 12 Eylül referandumunda darbecilerin yargılanmasına yol açan anayasa değişikliğine "hayır" oyu veren Yalçıner'in keskin solcu söylemi, on yıllarca "12 Eylül bizi mahvetti" diye konuşan eski solcuların bugün işkencecilerinin yargılanması karşısında düştükleri tuhaf durumu gizleyemiyor.
25 Ocak'ta Taraf'ta yayınlanan Evet, ama Evren yetmez başlıklı yazısında Roni Margulies, 12 Eylül referandumunda "hayır" diyenlerin o günkü iddiasını hatırlatmıştı. İddia 12 Eylül'ün asla yargılanmayacağıydı. Margulies, yazısını "Referanduma "hayır" diyen, bugün de Kenan Evren'in yargılanmasına sevinemeyen bir 'sol'! Solculuğa, sosyalizme aşina olmayan okuyucularımı temin ederim, dünyanın hiçbir makul ülkesinde bu tür insanlara sosyalist denmez. Bu, sadece bize özgü bir garabet" sözleriyle bitirmişti.
Mustafa Yalçıner bugün (28 Ocak) Özgür Gündem'deki köşesine Kemal Burkay'dan Roni Margulies'e başlığını atmış. Bu iki ismin arasında nasıl bir ilişki var? Hiçbir ilişki yok. Yazı da iki ayrı parçadan oluşuyor zaten. Yalçıner, devletle işbirliği yapan Burkay'ın adının yanına Margulies'inkini yazarak Kürt okurda bir "izlenim" yaratmak istemiş. Taraf düşmanlığını da işleyerek.
14 ay sonra gelen kabullenme
Referandumda "yetmez ama evet" diyenlere "hadi oradan 12 Eylül yargılanmayacak, zamanaşımı vs, bunlar kandırmaca" diyenlerden biri olan Yalçıner, 14 ay sonra Kenan Evren müebbetle yargılanacakken nihayet bu olgunun mümkün olabileceğini kabulleniyor:
"Bizim anlımızda 'aptal' yazmıyor! Tabii ki 12 Eylül yargılanacaktır. Bu, halk egemenliği öncesi de olabilir."
Yani, devrimden önce bir burjuva iktidarda 12 Eylülcüleri yargılayabilir diyor. Bravo! Dünya tarihi böylesi davalarla dolu ve şu anda Türkiye'de 19 ayrı darbe soruşturması yürütülüyor. Madem 12 Eylül yargılanabiliyor, neden buna imkan sunan geçici 15. Madde'nin kaldırılmasına hayır oyu verdiniz sayın Yalçıner?
Kenan Evren'in yargılanmasını küçümsemek
Verecek yanıtı yok onun, devreye çarpıtma, hakaret, belden aşağı vuruşlar giriyor. Şöyle diyor Yalçıner:
"Referandumda "evet" demek ve AKP'yi desteklemek başkadır, 12 Eylül'ün yargılanmasını istemek başkadır. Ağzına bir parmak bal çalınacak diye...yargılanıp yargılanmayacağına, yargılanacaksa nasıl yargılanacağına bakmadan gidip AKP atağının yanında saf tutmak, onu desteklemek garip ve gülünç olmasa da, saçma olan budur!"
Bir, Roni Margulies "yetmez ama evet" demişti. Yani AKP'nin anayasa değişikliğinin toplumun ihtiyaçları karşısında "yetmez" olduğunu, ancak 12 Eylül düzeninin son bulması için bu değişikliğin yapılması gerektiğini savunmuştu. İki, 12 Eylül'ün hangi burjuva partisi iktidarında yargılandığı solcular için önemli midir? Önemli olan yargılanmaları, işledikleri suçların hesabını verir olmaları değil midir?
Margulies'e "AKP'nin yanında saf tuttu" diyen Mustafa Yalçıner kimin yanında saf tuttuğunun farkında mı? CHP, MHP, ordu ve Kenan Evren...
Mustafa Yalçıner "ağzına bir parmak bal çalınacak" diyor. Bir parmak bal dediği, 32 yıldır "bizi mahvettiler" diye anlattıkları Kenan Evren ve 12 Eylül işkencecilerinin yargılanması! Bir sosyalist, Erdal Eren ve Necdet Adalı'nın katilinin mahkemede bir suçlu olarak yargılanmasını nasıl "bir parmak bal" diyerek küçümseyebilir?
Halkı sürü gibi görmek
Anlaşılan Mustafa Yalçıner'in 12 Eylül davasının nasıl açıldığı ve nasıl geliştiği konusunda hiçbir fikri yok:
"Diyoruz ki, KCK yargılayıcılarının, yani 12 Eylül'cülerin yaptıklarını yapanların 12 Eylül yargılamasından ne hayır gelir! Güvensizlik belirtiyoruz. AKP 12 Eylül'ü göstermelik olmanın ötesinde yargılayacak türden bir güç değildir, olsa 12 Eylül'le eşdeğer operasyonları mı tırmandırır? Gidip Uludere'de 34 insanımızı uçaklarla bombalayarak öldürenlere teşekkür mü eder?"
Mustafa Yalçıner açıkça 12 Eylülcülerin yargılanması halen göstermeliktir diyor! İyi de, 12 Eylül davasının KCK operasyonları ve Uludere katliamı ile ne alakası var? Yok bir alakası ama AKP'ye olmadık bir güç atfeden Mustafa Yalçıner, 12 Eylül davası ile KCK davasını aynı kefeye koyuyor. İnsaf! Birinde Kenan Evren, diğerinde Kürt özgürlük hareketi yargılanıyor.
12 Eylül referandumunda milyonlarca seçmen sandık başına gitti ve bilinçli olarak oy verdi. Yalçıner gibiler hayır dediler, yüzde 42'de kaldılar. Halkın, içinde işçi sınıfının da bulunduğu yüzde 58'i "yetmez ama evet" ve "evet" oylarıyla geçici 15. Maddeyi kaldırdı ve 12 Eylül yargılaması bu sayede başladı. Mustafa Yalçıner ve Roni Margulies tam da bu noktada ayrılıyor. Hayırcı sol, halkı bir sürü olarak görüyor. Onların düşüncelerini, tepkilerini ve oylarını önemsemiyor. Halkı küçümseyen, sürü olarak gören bir sosyalist olabilir mi?
Soykırım inkarcılığının düşünce özgürlüğüyle ilişkisi yoktur
Yalçıner, bir benzerlik üzerinden derdini anlatmak istemiş ve şu garip satırları yazmış:
"Fransa'nın son çıkardığı yasayı "düşünce özgürlüğüne aykırı" bulan AKP'ye "haydi oradan", "ağzına yakışmıyor!" desek, "düşünce özgürlüğüne karşı mı çıkmış" olacağız yani?"
Sayın Yalçıner, elbette AKP hükümetini Ermeni Soykırımı'nı inkar etmekle suçlayacağız ve bu tavırdan vazgeçmesini, 1915'i tanımasını ve tıpkı Fransa gibi ırkçılığa karşı yasalar çıkarmasını talep edeceğiz. Onlar tanımadıkça biz teşhir edeceğiz. Sizin durumunuzu ise tam anlayamadık.
Sosyalistin görevini AKP'den beklemek
Yazının sonunda Yalçıner, 12 Eylül davasının eksik parçasına dikkat çekiyor:
"12 Eylül'ün 24 Ocak Kararları ve dayatıcılarıyla, "artık biz güleceğiz" diyen Narinler, Koçlar, Sabancılarla birlikte yargılanmasının anlamlı olacağı ise tartışılmıyor bile!"
Bunu AKP'nin mi tartışmaya açmasını bekliyorsunuz? Yoksa TC'nin bir savcısından mı? Devletin mi? 12 Eylül darbesinin büyük sermayenin çıkarları için yapıldığını tartıştıracak olanlar elbette sosyalistlerdir. İşte sana fırsat. Katiller yargılanıyor. Çık her yönüyle teşhir et. Suç duyurusunda bulun. Davanın gelişmesi için mücadele et. Bunu engelleyenleri mahkum et. Mustafa Yalçıner bunları yapmıyor, davanın eksik olduğundan şikayet etmekle yetiniyor. Şikayet etmeyip değiştirmek için mücadele eden Margulies'e maço bir tavırla "haddini" bildiriyor. Roni'nin bahsettiği "bize özgü garabet" budur işte.
Volkan Akyıldırım



MUSTAFA YALÇINER NE DEMEK İSTİYOR? 













