19 Nisan, Cumartesi

Son güncelleme:09:10:33 PM GMT

mehdi
BURADASINIZ: TARİHTE BUGÜN 1 MART 1926: TÜRK CEZA KANUNU TBMM'DE KABUL EDİLDİ

1 Mart 1926: Türk Ceza Kanunu TBMM'de kabul edildi

e-Posta Yazdır PDF

1926 yılının 1 Mart günü yeni Türk Ceza Kanunu TBMM'de kabul edildi. İtalya'dan iktibas edilmiş olmasına rağmen ceza kanunu yaygın kanının aksine faşist döneme ait değildir, ancak faşist kanunları aratmayacak sertliktedir. Yıllar boyunca devrimcilerin, aydınların, muhaliflerin başına bela olan 141 ve 142 no.lu maddeler kanuna 1936'da yapılan değişiklik sırasında eklenmiş, 1991 yılında da kaldırılmış olmalarına rağmen varlıklarını farklı şekillerde sürdürmeye devam ettiler.

1923 yılında cumhuriyet kurulduğunda, Kemalistlerin anlattığı masalların aksine Türkiye'de muhalefet ve çok partili sistem vardı. 1924 yılında kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkası'na ciddi bir rakip oluşturuyordu. Dünya savaşının ardından mağlubiyete rağmen ulusal devlet kurma projelerini gerçekleştirmek için örgütlenmeye başlayan 5 ila 7 kişilik kadro, Atatürk ve İnönü hariç olduğu gibi bu partideydi.

Fakat sivil-askeri bürokrasiye dayanan ve bu sınıfın çıkarlarının temsilciliğini yapan CHF, kendisine muhalefet edilmesine tahammül edecek durumda değildi. Atatürk, TCF yöneticilerini cumhuriyet düşmanlığı, saltanatçılık, halifecilik, İngiliz yandaşlığı, isyan kışkırtıcılığı ve vatan hainliği ile suçladı. 1925 yılında Şeyh Sait isyanının başlamasıyla birlikte Takrir-i Sükûn Kanunu çıkartıldı, TCF yasadışı bir örgütmüş gibi yargılandı ve kapatıldı.

Bu dönemde Kemalistlerin şeklen de olsa batı kapitalizminin itiraz etmeyeceği, ancak muhalefetin kımıldamasına bile izin vermeyecek sertlikte bir ceza kanununa olan ihtiyaçları ortaya çıktı. Böylece dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt tarafından görevlendirilen bir komisyon, 1889 İtalyan Zanardelli kanunu esas alınarak yeni Türk Ceza Kanunu'nu hazırladı. Kanun, 1 Mart 1926'da TBMM'de kabul edildi.

Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, TBMM'de yaptığı konuşmada yeni kanun hakkında şunları söylüyordu: "Arkadaşlar, ceza kanunumuz çok serttir. Çünkü inkılap çok kıskançtır. Fakat şunu heyet-i celilenize temin edebilirim ki sertliği ile beraber ilmi bir eserdir. Bundan korkacak olanlar ve korkması lazım gelenler Türk milletinin menfaatlerine, Türk milletinin hukukuna ve inkılabına karşı tekin olmayanlardır ve bunların korkması lazımdır."

Azılı bir Türk ırkçısı olan ve bu fikirlerini "Türk, bu ülkenin yegane efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler!" diyerek ilan eden Mahmut Esat Bozkurt'un hazırladığı yeni kanunun halka kan kusturacağı daha ilk günden belli olmuştu. Gerçekten de ülkede ne kadar muhalif varsa, kanunun herhangi bir maddesine dayandırılarak ağır cezalara çarptırıldı, idam edildi, yıllarca hapislerde çürütüldü.

1936 yılında ise kanuna bu kez faşist İtalya'dan alınan meşhur 141 ve 142 no.lu maddeler eklendi. Bu maddeler sosyal bir sınıfın diğer bir sosyal sınıf üzerinde tahakküm kurmasını yasaklıyordu. Kemalistler bu maddeleri kabul etmekle kendileri tarafından anlatılan Türk milletinin "sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle" olduğu efsanesini de çürütmüş oluyorlardı; çünkü bu maddeler sosyal sınıfların varlığını kabul ediyor, ancak aralarındaki ilişkinin değiştirilmesini yasaklıyordu. Başka bir ifadeyle, sivil-askeri bürokrasinin iktidarına dokunmaya cüret edenlerin ağır şekilde cezalandırılacağını söylüyorlardı.

Türk Ceza Kanunu bu tarihten sonra 53 kere değiştirildi. 141, 142 ve din esasına dayanmayı yasaklayan 163 no.lu maddelerin 31 Ocak 1991'de Bakanlar Kurulu'nda "cebir şartlarına bağlanarak" kaldırılmasına ve yerine bir "Terörle Mücadele Kanunu"nun hazırlanmasına karar verildi. 12 Nisan 1991'de de TBMM'de Terörle Mücadele Kanunu kabul edilerek TCK'nın 141, 142 ve 163. maddeleri kaldırıldı. cezaevlerinde bu maddelerden yatmakta olanlara koşullu af getirildi. Yerine kabul edilen Terörle Mücadele Kanunu ise eskisini hiçbir şekilde aratmadı.

(Resim: "Millet — El uzatanların başını ezerim!..." Akbaba, 24.6.1926, Sayı: 371 Sayfa: 1, Ramiz Gökçe. Mustafa Kemal'in İzmir suikasti bahanesiyle rakiplerini yeni TCK'ya dayanarak ortadan kaldırmasına dair bir karikatür. CHF yanlısı bir çizgi izleyen Akbaba, özellikle Yahudilere karşı takındığı ırkçı tavırla dikkat çekiyordu.)


E-mailPrintFavorites PDF Blogger Delicious Digg Facebook Friendfeed Google Haber.gen.tr Live MySpace StumbleUpon Twitter Yahoo